Kategoriler
Yenidoğan Bakımı

Yenidoğan Bebeklerde Kabızlık Nedenleri ve Giderme Yolları

Yenidoğan kabızlık açısından en riskli gruplardan biri olsa da bu dönemde görülen kabızlık büyük çoğunlukla fonksiyoneldir. Fonksiyonel kabızlık, altta yatan herhangi bir neden olmaksızın ortaya çıkan ve kendiliğinden gerileyen kabızlık durumu olarak tanımlanabilir. Yaşamın ilk haftaları sindirim sisteminin henüz gelişmekte olduğu haftalardır. Bu nedenle beslenme ve sindirim ile ilgili problemler sık görülebilir. Bu dönemde bebeğin yaşamsal faaliyetlerini sürdürmesi için doğru şekilde beslenmesi ve gelişimi için gerekli kaloriyi eksiksiz olarak karşılaması gerekir. Dolayısıyla beslenme ve beslenme ile ilişkili problemler kritik önem taşır. Kabızlık sorunu bebeğin ağrı, huzursuzluk ve beslenmeye karşı isteksizlik gibi şikayetler yaşamasına neden olabilir. Bu yüzden kabızlık gibi sindirim sistemi problemlerinin doğru şekilde giderilmesi ve yenidoğanın sağlıklı dışkılama sürecinin korunması gerekir.

Yenidoğanın Sağlıklı Dışkılama Süreci Nasıl Olmalıdır?

Çocuklarda dışkılama süreci, çocuğun yaş grubuna ve beslenme özelliklerine göre büyük oranda değişiklik gösterir. Yenidoğanın ilk dışkısı mekonyum olarak adlandırılır ve yeşile dönük siyah renkli, yapışkan görünümde, yoğun kıvamlı ve kokusuzdur. İlk dışkılama genellikle doğumdan sonraki ilk 24-36 saat içerisinde gerçekleşir ancak erken doğan ya da düşük doğum ağırlıklı olarak dünyaya gelen bebeklerde bu süre 48 saati aşabilir. İlk dışkılamanın geciktiği durumlar, tiroit yetmezliği, aganglionik megakolon hastalığı, bağırsak tıkanıklığı ve mekonyum plağı gibi ciddi sağlık problemlerinin belirtisi olabilir. Dolayısıyla doğumdan sonraki ilk dışkılamayı takip etmek ve 48 saati aşması durumunda sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. (1)

Mekonyum adlı ilk dışkının sağlıklı şekilde boşaltılmasından sonra dışkı özelliğinde bazı değişiklikler görülür. Yeşil-kahve renkte, daha sıvı kıvamlı, genellikle kötü kokulu ve kesilmiş süt görünümünde olan bu dışkı ise geçiş dışkısı olarak adlandırılır. Bu dönemde bağırsak hareketleri, bebeğin beslenme alışkanlıkları ve anne sütünün içeriği ile doğrudan ilişkili olarak değişir. Bağırsak fonksiyonları henüz olgunlaşmadığı için bazen günde 12-14 kez dışkılama görülürken bazı günler hiç dışkılama olmayabilir. Dolayısıyla yenidoğan kabızlık açısından değerlendirilirken yalnızca dışkının sayısı göz önünde bulundurulmamalı, dışkının kıvamı ve görünümü gibi diğer özellikler de dikkate alınmalıdır. (1)

İlk haftanın sonunda bebeğin beslenme alışkanlıklarının ilerlemesi ile birlikte dışkıda yine bir takım değişiklikler meydana gelir. Sarıya çalan renkte, homojen görünümlü ve hafif ekşi kokulu bu dışkı, süt kakası olarak da adlandırılır. Bebeklerin ilk 6 ay boyunca yalnızca anne sütü ile beslenmesi gerekir ancak annede ya da bebekte görülen bazı sağlık problemleri anne sütü alımını engelleyebilir. Bu durumda bebeğin haftasına uygun formül mamalar ile beslenmesi gerekir ve bu beslenme şekli bebeğin dışkılama alışkanlarını büyük oranda değiştirir. Anne sütü ile beslenen bebeğin dışkısı genellikle homojen görünümde, belli belirsiz ekşi kokulu, açık sarı renkte ve yapışkan kıvamdadır. Ancak mama ile beslenen bebeğin dışkısı mamanın özelliğine göre değişiklik gösterir. (1)

İlginizi Çekebilir:  Bebekleri sakinleştirmek için neler yapılmalı?

Yenidoğan bebeğin dışkı sayısı, alınan anne sütü veya mama miktarı ile doğrudan ilişkilidir. Yaşamın ilk 3 ayında bebek her beslenme sonrası dışkılama eğilimindedir. Zamanla bağırsak fonksiyonlarının olgunlaşması ile birlikte alınan besin miktarının artmasına rağmen dışkılama sayısı azalır. (1) Dışkı sayısı alınan besin türü ile de doğrudan ilişki içerisindedir. Yenidoğan dönemi olarak da adlandırılan ilk bir aylık dönemde anne sütü ile beslenen bebeklerin dışkılama sayısı günde 9’a ulaşabiliyorken mama ile beslenenlerde bu sayı en fazla 5 olarak değerlendirilmiştir. Üçüncü ayın sonunda ise bu sayı anne sütü ile beslenenlerde 0-6 arasında değişirken mama ile beslenenler için 0-5 arasında değişiklik gösterir. (1) Genel olarak 7 günlük bir süre içerisinde 2 veya daha az sayıda dışkılama görülmesi kabızlık olarak tanımlansa da sayı tek başına yeterli bir kriter değildir. (1) Yenidoğanda kabızlık tanısı koymak için dışkının haftada 2 veya daha az sayıda, sert kıvamlı ve keçi pisliği şeklinde parçalı görünümde olması ve bu tablonun en az iki hafta boyunca devam etmesi gerekir. (1)

Yenidoğanda Kabızlık Neden Olur?

Yenidoğan dönemi olarak adlandırılan yaşamın ilk bir aylık süreci pek çok açıdan bebeğin dünyaya uyum süreci olarak değerlendirebilir. Solunum, sindirim, dolaşım gibi pek çok vücut sistemi henüz gelişme aşamasında olduğundan bu dönemde bu sistemlerin işleyişinde bazı problemler meydana gelebilir. Bebeğin yaşadığı bu süreçte sık karşılaşılan problemlerden biri kabızlıktır. Normal süreçte beslenme sonrasında midenin dolması ile birlikte karın içi basınç artar ve sindirim kanalında bulunan refleksler bağırsakları boşaltmak üzere harekete geçer. (1) Yaşamın ilk haftalarında bu reflekslerin tam olarak gelişmiş olmaması dışkının boşaltılmasını geciktirir ve kabızlık şikayetine yol açabilir.

Doğumda bebeğin bağırsakları steril durumdadır. Sindirim işlevinde önemli rol oynayan pek çok bakteri ve mikroorganizmadan yoksun olan bağırsaklar, bu yararlı organizmaları anne sütü aracılığıyla tanır ve zamanla sağlıklı bağırsak florası oluşturulur. Ancak doğumda bu floranın olmaması sindirim işlevini zorlaştırır ve özellikle yaşamın ilk haftalarında kabızlık problemine yol açabilir.

Tüm bunlar yenidoğanda kabızlığın fonksiyonel nedenleri olarak sıralanabilir. Ancak bazı durumlarda kabızlık altta yatan başka sağlık problemlerinden kaynaklı olarak ortaya çıkar ve bu durum, tıpta organik kabızlık olarak adlandırılır. Yenidoğanda organik kabızlığa yol açan başlıca hastalıklar bağırsak tıkanıklığı, anüs darlığı ve pelvik kitle gibi anatomik kusurlar; tiroit hastalığı, elektrolit bozuklukları, kistik fibrozis, diabetes mellitus ve çölyak hastalığı gibi metabolik ve gastrointestinal problemler; spinal kord anomalileri; hirschsprung hastalığı gibi sinir ve kas bozuklukları ve skleroderma gibi bağ doku hastalıkları şeklinde sıralanabilir. (2)  Bununla birlikte anne sütü ile geçen bazı ilaçların kullanımı da yenidoğanda kabızlık şikayetine yol açabilir. Bu nedenle yenidoğanın kabızlığı her yönden özenle ele alınması gereken önemli bir bulgudur. Özellikle geçmeyen kabızlık probleminin altta yatan başka hastalıklara işaret edebileceği bilinmeli ve detaylı muayene için sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  Yenidoğan banyosu nasıl ve ne zaman yapılmalı?

Yenidoğanın Kabızlığı Nasıl Geçer?

Organik kabızlık durumunda altta yatan hastalık tedavi edildiğinde kabızlık durumu da ortadan kalkar. Ancak fonksiyonel kabızlığın tedavisi için öncelikle biriken dışkının doğru şekilde boşaltılması, daha sonra tekrar dışkı birikiminin engellenmesi ve bebeğe normal dışkılama alışkanlığının kazandırılması gerekir. Yenidoğan döneminde görülen kabızlık probleminin kronik hale gelmemesi ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde tekrarlaması için bu dönemde doğru şekilde tedavi edilmesi önemlidir.

İlk 6 ay yalnızca anne sütü ile besle: Doğumdan sonra henüz gelişmekte olan sindirim sisteminin gelişimini doğru şekilde sürdürebilmesi için bebeğin, yaşamının ilk 6 aylık sürecinde yalnızca anne sütü ile beslenmesi önemlidir. İlk 6 aylık süreçte yeterli anne sütü ile beslenmeyen bebeklerde bağırsak florası yeterince gelişemez ve hem sindirim hem de bağışıklık sistemi doğru şekilde çalışmayı sürdüremez. Bağırsak florasını oluşturan yararlı mikroorganizma düzeyinin sağlanabilmesi için özellikle yaşamın ilk 6 aylık sürecinde bebek yalnızca anne sütü ile beslenmeli ve 6 ayın sonunda ek gıdaya geçiş için doğru besinler tercih edilmelidir. Bununla birlikte anne sütü içeriğinde bulunan motilin adlı hormon, bağırsak hareketlerini etkin şekilde artırır ve bu özelliği sayesinde anne sütü kabızlığı önleyen ve tedavi eden doğal bir laksatif olarak kabul edilir. Dolayısıyla yenidoğan kabızlık tedavisi için ilk tercihin her zaman anne sütü olmalıdır. (3)

2 yaşa kadar anne sütü ile destekle: Anne sütü içeriğinde bulunan whey proteini sayesinde bebeğinin en kolay sindirebileceği besinlerden biridir. Yaşamın ilk 6 aylık sürecinde bebeğinin tüm protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineral ihtiyacını tek başına karşılayabilir. Ancak 6. aydan sonra bebeğin kalori ihtiyacı belirgin şekilde artar ve ek gıda gereksinimi ortaya çıkar. Bu dönemde bebeğin için uygun besin seçenekleri ile ek gıdaya geçiş sürecini başlatman gerekir. Fakat anne sütü, iki yaşın sonuna kadar birinci besin kaynağı olmaya devam etmelidir. Ek gıda döneminde de anne sütü alımını destekleyerek bebeğinin sağlıklı bağırsak hareketlerini sürdürmesine ve normal dışkılama alışkanlıkları kazanmasına destek olabilirsin. (3)

Beslenmene dikkat et: Doğumdan önce bebeğin plasenta aracılığı ile sağlanan kalori ve besin ihtiyacı, doğumdan sonra anne sütü ile sağlanır. Nasıl ki gebelik süresince annenin tükettiği tüm besin içeriği plasenta aracılığıyla bebeğe geçiyor ise doğumdan sonra da aynı içerik aynı şekilde anne sütü ile geçmeye devam edecektir. Dolayısıyla anne, kabızlık yapan ve bağırsak hareketlerini kısıtlayan bir yiyecek tükettiğinde bebekte kabızlık görülebilir. Bu nedenle özellikle yenidoğan dönemi olarak adlandırılan 0-1 aylık süreçte tükettiğin besinlere fazlasıyla dikkat etmeli, bebeğinde kabızlık veya gaz gibi sindirim problemlerine yol açabilecek besin tercihlerinden kaçınmalısın. (1,2)

İlginizi Çekebilir:  Kolik Bebek Nedir?

Bağırsak hareketlerini hızlandırıcı masajlar dene: Özellikle beslenme öncelerinde, alt değişimi sırasında yapacağın basit masajlar ile bebeğinin bağırsak hareketlerini hızlandırabilir ve dışkının boşaltılmasını kolaylaştırabilirsin. Genellikle alt değişimi için bebeğin bacaklarını yukarı kaldırdığın anda sindirim kanalı uyarılır ve bağırsaklar hareketlenir. Bu sırada bebeğin sıklıkla ıkınma hareketi yapar ve bunun sonucunda gaz çıkarabilir. Ancak bebeğinin bağırsak hareketlerini hızlandırmak ve dışkının rektumdan dışarı atılmasını sağlamak için ona basit birkaç hareket yaptırman gerekebilir. Öncelikle bebeğinin bacakları havada iken karın bölgesine parmak uçlarınla hafifçe bastır ve bu bölgenin yumuşaklığını değerlendir. Daha sonra bebeğinin bacaklarını dizlerden bükerek karnına doğru bastır ve onun ıkınmasına müsaade ederek yaklaşık 5 saniye kadar bu pozisyonu sürdür. Bacakları tekrar düz hale getirip birkaç saniye bekle ve bu hareketleri yaklaşık 10 kez tekrarla. Bu şekilde bebeğinin bağırsak hareketlerini destekleyebilir ve sağlıklı dışkılama alışkanlığı kazanmasını kolaylaştırabilirsin. 

Ek gıdaya geçiş döneminde yoğurt, kefir gibi fermente gıdalar tercih et: Bebeğinin sindirim sistemi 1 yaşına kadar gelişimini sürdürür. Bu nedenle özellikle tamamlayıcı gıdaya geçiş sürecini sanıldığı kadar tolere edemeyebilir. Bu durum yalnızca kabızlık sorunu yaşayan bebekler için değil tüm bebekler için geçerlidir. Yaşamın ilk 6 ayında yeterli anne sütü almış olsa dahi bebeğinin sindirim sistemi gelişimini tamamlamamış olduğundan pek çok besini sindirmek için hazır değildir. Bu nedenle kabızlık ve gaz gibi sindirim problemleri ile sık karşılaşılır. Yaşamın bu döneminde bağırsakları destekleyebilmek için yoğurt ve kefir gibi fermente gıdalar tercih edilebilir. Bu sayede bebeğin bağırsak florası yararlı mikroorganizmalar ile zenginleştirilir ve yeni besinlerin sindirimi için hazır hale gelir. (4) 

Bebeğinin sindirim sistemi gelişim aşamasında olduğu için onun tüm bu önerilere verdiği yanıtları yakın izlemeli ve etkilerini özenle takip etmelisin. Bu ve bunun gibi daha pek çok beslenme önerisi için Happy Fam uygulamasını indirebilir, bebeğinin tüm gelişim sürecini keyifle takip edebilirsin. 

Kaynakça: 

(1): 0-12 AYLIK BEBEKLERDE KONSTİPASYON GÖRÜLME SIKLIĞININ BELİRLENMESİ 

(2): Çocuklarda kabızlık

(3): ​​https://jag.journalagent.com/eamr/pdfs/OTD_31_2_107_108.pdf

(4): https://www.pedgastro.org/wp-content/uploads/2018/04/TCGHBD-anne-brosuru.pdf