Kategoriler
Yenidoğan Bakımı

Diş Çıkarma Döneminde Bebekleri Rahatlatmak için Öneriler

Bebeklerde diş çıkarma süreci yaşamın ilk yıllarında deneyimlenen fizyolojik bir süreçtir ve gelişimsel açıdan yaşamın önemli dönüm noktalarından biri olarak görülür. Sağlıklı gelişim sürecinin normal bir parçası olmasına rağmen ateş, ağrı, hassasiyet, kuru öksürük, huysuzluk, uykusuzluk ve bazı durumlarda ishal gibi pek çok problemle birlikte ortaya çıkabilen bu süreç, hem bebek hem de anne-baba için son derece stresli dönemlerden biridir. (1) İlk dişin diş etinden dışarıya doğru ilerlemesi ile birlikte bebek, özellikle etkilenen diş eti bölgesinde kaşınma ve ağrı gibi şikayetler hissedebilir. (2) Bu semptomlar kontrol altına alınmazsa bebeğin uyku ve beslenme gibi önemli alışkanlıkları bozulabilir ve gelişimi olumsuz etkilenebilir. Ancak bebek, ağrı ve acı gibi rahatsızlıkları doğrudan ifade edemediği için anne ve babaların bu sorunları gözden kaçırması mümkündür. (1) Diş çıkarma belirtileri ile ortaya çıkabilen çeşitli semptomlar fark edilmez ve bebeği rahatlatacak şekilde kontrol altına alınmaz ise hem bebeğin fizyolojik ve psikolojik gelişimi risk altına girer hem de anne ve baba ciddi stres altında kalabilir. Bebeğinin sağlıklı gelişiminin önemli bir parçası olan bu süreci baştan sona doğru şekilde yönetmek için bebeklerde diş çıkarma belirtileri hakkında bilgi sahibi olabilir ve ağrı, huysuzluk, uyku bozukluğu gibi problemlere yönelik faydalı önerileri yazımızda bulabilirsin.

Bebeklerde Diş Çıkarma Süreci Ne Zaman Başlar, Nasıl İlerler?

Diş çıkarma dönemi, çoğunlukla yaşamın altıncı ayı itibariyle başlar. Ancak genetik yatkınlık ve çeşitli hastalıkların varlığında bu süre değişiklik gösterebilir. Genellikle anne veya babada erken diş çıkarma öyküsü varsa bebeğin dişleri de erken çıkma eğilimindedir ve diş çıkarmaya yönelik ilk belirtiler beşinci ay itibariyle ortaya çıkabilir. Diğer yandan, metabolik hastalık gibi çeşitli sağlık problemlerinden dolayı diş çıkarma sürecinde gecikmeler meydana gelebilir. Bu gecikme durumu 1 yaşa kadar normal kabul edilir ancak bebek 1 yaşını doldurmuş olmasına rağmen henüz hiç diş çıkarmamışsa öncelikle bir diş hekimi kontrolü gerekir. (3)​​ Daha sonra hekimin önerileri doğrultusunda detaylı araştırmalar yapılabilir.

Süt dişleri olarak da adlandırılan bu ilk dişlerin çıkması ile birlikte bebeğin bazı fizyolojik ve psikolojik değişimler yaşaması kaçınılmazdır. (1) Öncelikle salya artışı, diş eti hassasiyeti, ateş ve huysuzluk gibi semptomlar ortaya çıkar ve bu semptomlar bebeğin hem uyku hem de beslenme düzenini fazlasıyla etkiler. (2) Senin de bildiğin gibi bu dönemde uyku ve beslenme bebeğinin gelişimi için en önemli faktörlerdir. Ağrı ve hassasiyet sonucunda gelişen huzursuzluk bebeğinin hem normalden daha az beslenmesine hem de uyku süresinin büyük oranda kısalmasına yol açabilir. Yeterli anne sütü ile beslenemeyen ve günlük kalori ihtiyacı karşılanamayan bebeklerde gelişim geriliği, bağışıklık sistemi yetersizliği ve büyümede gecikme gibi problemler görülebilir. Diğer yandan bu dönemde sağlıklı uyku alışkanlıklarının sürdürülmesi de bebeğin gelişimi için en az beslenme kadar önemli bir konudur. Bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişimini eksiksiz olarak sürdürmesi ancak yeterli ve kaliteli uyku düzeni ile mümkündür. Dolayısıyla diş çıkarma sürecinde ortaya çıkan belirtileri tanıyarak özellikle ağrı ve huysuzluk gibi semptomları kontrol altına alman ve bebeğinin gelişimini desteklemek için uyku düzenini koruman gerekir.

İlginizi Çekebilir:  Yenidoğan Bebeklerde Kabızlık Nedenleri ve Giderme Yolları

Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir?

Diş çıkarma sürecinde sık görülen belirtilerin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:

  • Üçüncü ay itibariyle bebeğin salya salgısı artar ve bu, diş çıkarmaya işaret eden en yaygın belirtilerden biridir. (1) Vücut, bebeğin ağız içini nemli tutmak ve diş çıkarma sırasında gelişebilecek enfeksiyonları önlemek için tükürük salgısını artırır. Özellikle uykuda salya artışı ile karşılaştığında diş çıkarma sürecinin başlamış olabileceğini göz önünde bulundurabilir; böyle durumda bebeğinin diş etlerinde şişlik, kızarıklık gibi diş çıkarmaya yönelik diğer belirtilerin varlığını kontrol edebilirsin. Salya sekresyonundaki bu artış, tüm dişler tamamlanana dek devam edeceğinden bu dönemde ağız bakımına ekstra özen göstermen gerekebilir.
  • Çoğunlukla 6. ayda başlayan diş çıkarma süreci, yaklaşık iki yıl sürer ve 30. ayın sonunda bebeğin toplam 20 tane diş çıkarmış olması beklenir. (1) Bebeklerde diş çıkarma sırası önden arkaya ve yukarıdan aşağıya doğru gerçekleşir. Her bir dişin gömülü olduğu çene dokusundan ayrılması ve diş etinden dışarıya doğru ilerlemesi ile bebekte benzer semptomlar görülür. Süt dişleri olarak da adlandırılan ilk dişlerin çıkması ile ilişkili en yaygın semptom, diş çıkarma ağrısıdır.(2) Diş etinin yarılması ile o bölgede kızarıklık, şişlik, hassasiyet ve ağrı gibi şikayetler gelişir.
  • Diş çıkarma belirtileri içerisinde sık karşılaşılan bir diğer semptom ise yüksek ateş problemidir. (2) Bu dönemde diş etinde meydana gelen değişiklikler, o bölgede yangı hissine ve bebeğin vücut ısısının bir miktar artmasına yol açabilir. Bu durum bebekte irritabilite ve huzursuzluk gibi şikayetlere neden olur. (2) Vücut ısısında görülen artış, aynı zamanda vücutta enfeksiyon varlığına da işaret edebileceği için özellikle bu süreçte bebeğinin diş etlerini yakın takip etmen ve apse gibi herhangi bir enfeksiyon bulgusu olup olmadığını değerlendirmen gerekir.
  • Bununla birlikte bazı bebekler diş çıkarmaya bağlı ishal ve bulantı gibi şikayetler de yaşayabilir. (1) Bu durum bebeğin beslenme ve gelişim sürecini bütünüyle etkileyeceği için hızla fark edilip çözülmesi gereken önemli durumlardan biridir. Eğer bebeğin normalden daha az uyuyor, daha huysuz ve huzursuz görünüyor, bununla birlikte ishal gibi sindirim sistemi problemleri yaşıyorsa diş çıkarma sürecinin başlamış olabileceğini göz önünde bulundurmalı ve buna yönelik rahatlatıcı girişimleri hızlı şekilde uygulamaya koymalısın.
  • Bebeğin içinde bulunduğu bu gelişim süreci, onu fiziksel olarak etkilediği kadar psikolojik yönden de etkileyecektir. Bebek yaşadığı değişim sürecine uyum sağlamaya çalışırken uykusuzluk ve iştahsızlık gibi problemlerle karşılaşır ve bu durum kontrol altına alınmadığı takdirde bebeğin sağlıklı gelişim sürecini olumsuz etkileyebilir. (1) Bu nedenle iştahsızlık ve uykusuzluk gibi psikolojik kaynaklı olabilen belirtilerin erken fark edilmesi ve bebeği rahatlatacak girişimlerle kontrol altına alınması önemlidir.
İlginizi Çekebilir:  Tuvalet Eğitimine Ne Zaman Başlamalı?

Diş Çıkarma Döneminde Bebekleri Rahatlatmak İçin Neler Yapılabilir?

Diş çıkarma süreci, bebek için olduğu kadar anne ve baba için de son derece zorlu süreçlerden biridir. Bebeğin huzursuzluğu bazen avutulamayacak düzeyde ağlama krizlerine yol açar ve bu durum, anne baba üzerinde ciddi endişe yaratır. Bebeğinin neden ağladığını bilememe ve onu sakinleştirememe durumu, kaygı düzeyini artırır ve ebeveyn-bebek bağlılığını olumsuz etkileyebilir. (1) Dolayısıyla bu süreci hem anne-baba hem de bebek açısından özenle ele almak gerekir.

  • Diş çıkarma belirtileri arasında en şiddetli seyreden yakınma, ağrı şikayetidir. (2) Diş çıkarmaya bağlı diş eti ağrısı kontrol altına alındığında bebeğin huzursuzluk ve uykusuzluk gibi diğer şikayetleri de büyük oranda geriler. Böylece süreç çok daha kolay atlatılabilir hale gelir. Bebeklerde diş eti ağrısını kontrol altına almak için yapılan girişimler arasında en sık tercih edilen yöntem, diş etinin etkilenmiş olan bölgesine soğuk uygulama yapmaktır. Soğuk su ile ıslatılmış temiz bir mendil ile bölgeye masaj yapmak; bebeğin yaşadığı hassasiyet ve ağrı hislerini belirgin oranda azaltır. (1,2) Ancak bebek, etkilenmiş olan bölgeye dokunulmasından rahatsız olacağı için uzun süre masaj yapmak mümkün olmayabilir. Bu nedenle daha çok soğutulmuş diş eti halkalarını tercih etmen önerilir. (2) Bununla birlikte bebeğin soğutulmuş meyve ve sebzeler çiğnemesi de ağrıyı hafifletmeye yönelik uygulamalar arasındadır. (2) Örneğin salatalık, havuç ve elma gibi yiyecekleri bir süre buzdolabının dondurucu kısmında bekletip daha sonra bebeğine verebilir, bu yiyeceklerle bebeğinin kendine soğuk masaj yapmasını sağlayabilirsin. Bu şekilde bir uygulama ile bölgedeki yangı hissi hafiflerken aynı zamanda bebeğin sert yiyecekler çiğnenmesi diş etindeki kaşınma hissini de giderebilir.
  • Bebeklerde diş çıkarmaya bağlı diş eti ağrısını gidermek için anestezik etki gösteren bazı jeller kullanılıyor olsa bu jellerin bebekler üzerinde sanıldığından daha riskli sonuçlar doğurabileceğini bilmek gerekir. Amerikan Pediatri Akademisi’nin açıklamaları doğrultusunda anestezik etkili bu ilaçların bebeklerde kullanımı sonucunda solunum durması, kalp ritminde bozulma ve nöbet gibi ciddi problemler görülebileceğini söylemek mümkündür. (2) Dolayısıyla anne-babalar bu gibi jelleri kullanmaktan kaçınmalı ve gerekli durumlarda, Amerikan Pediatri Akademisi’nin önerileri doğrultusunda, oral yolla alınan ve bebeklere uygun olarak üretilen ağrı kesicileri tercih etmelidir. (2) Şiddetli ağrı durumlarında parasetamol şurup en sık başvurulan oral ağrı kesicilerden biridir. Bebeklerin kullanımı için uygun olsa da gereğinden fazla tüketilmesi durumunda karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açacağı bilinmeli, mutlaka doktor kontrolünde ve uygun dozda kullanılmalıdır. (2)
  • Bu dönemde diş çıkarma ağrısından sonraki en ciddi şikayetler, huzursuzluk ve uykusuzluktur. (1) Çoğunlukla ağrıya bağlı olarak gelişen bu semptomlar, bebeğin uyku, beslenme, oyun gibi günlük yaşam aktivitelerini büyük oranda etkiler ve süreci hem bebek hem de anne-baba açısından çok daha zor bir hale getirir. Bu dönemde bebeğin fiziksel ağrısını gidermeye yönelik yapılan uygulamalarla birlikte psikolojik huzursuzluğu kontrol altına alacak girişimleri de planlamak önemlidir. Çoğu durumda diş etindeki ağrı hafiflemiş olsa dahi bebeğin ağrı hissine bağlı huzursuzluğu devam eder ve böyle durumlar gereğinden fazla ağrı kesici kullanımına yol açabilir. (2) Bu nedenle diş ağrısı yaşayan bebeğini sakinleştirecek aktiviteler planlamalı ve onu hem fiziksel hem de psikolojik yönden rahatlatmaya çalışmalısın. Örneğin gün içerisinde ılık duş aldırabilir, böylece bebeğinin keyifli bir şekilde gevşemesini hatta uyumasını sağlayabilirsin. Bu uygulama aynı zamanda bebeğinde diş çıkarmaya bağlı gelişen yüksek ateş problemini de kontrol altına alacaktır. 
  • Bununla birlikte beyaz gürültü gibi uygulamalar, bebekleri sakinleştirmek için tercih edilen girişimler arasında yer alır. Bu gibi seslerin bebekleri sakinleştirici etkisinin yanı sıra psikososyal gelişime katkı sağladığı, bebeğin bilişsel gelişimini ve konuşma becerilerini büyük oranda desteklediği, yapılan pek çok çalışma ile ortaya konmuştur. (4) Sen de bu gibi uygulamalarla bebeğinin bu süreci çok daha kolay ve keyifli şekilde atlatmasını sağlayabilir; müzik terapisi gibi pek çok yöntem sayesinde uykuya dalma süresini kısaltırken zihinsel gelişimini destekleyebilirsin. 
  • Tüm bunların yanı sıra bu süreçte bebeğini eksiksiz şekilde destekleyebilmek için kendi psikolojik durumunu da göz önünde bulundurmalı ve kaygı düzeyini azaltıcı girişimler planlamalısın. Ebeveyn olma rolünü yeni üstlendiğini ve hayatındaki bu değişime uyum sağlamanın zaman alabileceğini hatırlaman ve kendine de bebeğine de zaman tanıman gerekir.
İlginizi Çekebilir:  Bebeklerde Reflü Belirtileri ve Tedavisi

Genel olarak bu uygulamalar ile durumu kontrol altına almak mümkündür ancak bunların yeterli olmadığı durumlarda sağlık profesyonellerinden yardım alman gerekebilir. Bu süreçte bebeğini sakinleştirmek, ona özgü beslenme ve uyku alışkanlıkları geliştirmek, beyaz gürültü gibi seslerle sakinleşmesini sağlarken fiziksel ve zihinsel gelişimini desteklemek için Happy Fam uygulamasından yardım alabilirsin.

Kaynakça:

(1): DERLEME

(2): ​​(PDF) Çocukların Diş Çıkarma Ağrısında Yapılan Uygulamalar

(3): DİŞ SÜRMESİ VE SÜRMEYE BAĞLI PROBLEMLER Bebeğimin dişlerinin sürmesi gecikti. Endişelenmeli miyim? Genel olarak bebekl

(4): Ninnilerle Büyümek